German-Turkish translations for Ruf:

isim · ün · nam · şöhret · çağrı · ses · ad · other translations

Ruf isim

Mr. Cruise, bitte rufen Sie Barbra Streisand zurück!

Bay Cruise, lütfen Barbra Streisand'i geri çekin!

Dawn, können Sie Mrs. Harris rufen?

Dawn, Bayan Harris'i çağırır mısın?

Mr. Reddington, ich rufe wegen Agent Keen an.

Bay Reddington, Ajan Keen ile ilgili arıyorum.

Click to see more example sentences
Ruf ün

Wegen berüchtigten und widerlichen Rufes.

Kötü ve yakışıksız ünü nedeniyle.

Sie beide haben einen ausgezeichneten Ruf.

İkiniz de iyi bir üne sahipsiniz.

Vergesst nicht. Captain Shakespeare hat einen furchterregenden Ruf.

Unutmayın, Kaptan Shakespeare'in korkunç bir ünü vardır.

Click to see more example sentences
Ruf nam

Ich erwarb einen ehrbaren Ruf als skrupelloser Plünderer und kaltblütiger Mörder.

Acımasız bir yağmacı ve soğuk kanlı bir katil olarak nam saldım.

Du hast einen guten Ruf, Mann, einen sehr guten.

Senin bir namın var dostum. İyi bir namın var.

Euer Ruf eilt Euch voraus, Aleander.

Namın senden önce geliyor, Aleander.

Ruf şöhret

Der Ruf eines Mannes, wie Connolly, baut auf Resultate.

Connolly gibi bir adamın şöhreti, sonuçlara bağlıdır.

Du hast einen ziemlichen Ruf, Dean.

Oldukça sağlam bir şöhretin var Dean.

Vampire haben einen ziemlich schlechten Ruf.

Vampirlerin oldukça kötü bir şöhreti var.

Ruf çağrı

Ein weiteres Kazon-Schiff versucht, das manövrierunfähige Schiff zu rufen.

Kaptan, başka bir Kazon gemisi yaklaşıyor, ve arızalı gemiye çağrıda bulunuyorlar.

Rufe Special Agent Nikki aus.

Özel Ajan Nikki'ye çağrı.

Trompeter, rufen Sie Hauptmann Brittles rüber!

Bugler, Yüzbaşı Brittles için subay çağrısı çal!

Ruf ses

Sprechen Sie nach dem Piepton und ich rufe Sie zurück.

Bip sesinden sonra mesajınızı bırakın, sizi sonra ararım.

Beim dritten Trompetenstoß rufe ich laut: "Attacke!

Üçüncü boru sesinde yüksek sesle "Saldırın!" diye bağıracağım!

Ruf ad

Rufe Westmännerinseln, hier Breki.

Westman Adası, Breki arıyor.