Schlaftabletten

Ich habe genug Schlaftabletten für uns beide gehortet.

Her ikimiz için de yeterli miktarda uyku hapı zulaladım.

Keine Karriere, keine stabile Beziehung, Schlaftabletten, Psychiater

Kariyer yok, ilişki yok, uyku hapları, deli doktorları

Nein, ich habe Schlaftabletten genommen.

Hayır, bilmiyorum. Uyku hapı aldım.

Oder geben wir ihr Schlaftabletten?

Yoksa uyku hapı vereyim?

Er ist voller Schlaftabletten und Beruhigungsmitteln und einer Flasche flüssigem Irgendetwas.

İçi uyku hapları ve sakinleştiricilerle dolu, ve bir şişe sıvı birşeyler falan var.

Eine Schüssel voller MMs mit ein paar Schlaftabletten drin.

İçine birkaç Ambien karıştırılmış MM dolu bir kase.

Was für Schlaftabletten verkauft ihr?

Ne tür uyku hapları satıyorsun?

Mir hat wohl jemand Schlaftabletten untergejubelt.

Sanırım biri bana uyku ilacı falan yutturdu.

Es war nur Stress, BIackBerrys und Schlaftabletten.

Sadece stres, BlackBerry'ler ve uyku haplarından ibaretti.

Das waren keine Schlaftabletten!

Onlar uyku hapları değildi!