German-Turkish translations for Stein:

taş, taşlı, taştan · kaya, kayalar · mücevher · tuğla, Tuğ · other translations

Stein taş, taşlı, taştan

Wir brauchen mehr Steine.

Daha fazla taş lazım olacak.

Kann ich noch einen Stein sehen?

Bir taş daha görebilir miyim?

Corporal Barnes, haben Sie gerade die Steine entfernt?

Onbaşı Barnes, az önce taşları ayırdınız?

Click to see more example sentences
Stein kaya, kayalar

Wenn du einen Stein aufhebst, findest du dann Sahne?

Bir kayayı kaldırdığında, çırpılmış krema bulursun?

Ich hab einen schönen Stein gefunden.

Güzel bir kaya buldum aşağıda.

Ja, was bedeutet, dass die Zukunft nicht in Stein gemeißelt ist.

Evet, bu da demektir ki gelecek kayaya kazınmış değil.

Click to see more example sentences
Stein mücevher

Ich stehle Steine.

Ben mücevher çalarım.

Das ist ihre neueste Marotte, die Steine ohne Fassungen mitzunehmen.

Bu onun son kaprisi. Çerçeveleri çıkarıp, mücevherleri yanına alacakmış.

Dieser Stein könnte überall sein.

O mücevher her yerde olabilir.

Click to see more example sentences
Stein tuğla, Tuğ

Sklaven ziehen Stein und Ziegel.

Köleler de taş ve tuğla taşır.

Bauen wir ein Haus, nehmen wir Steine und Kalk

Bir ev yapmak için tuğla ve kireç yeter.