Trifft

Du hast eine große Entscheidung zu treffen.

Vermen gereken büyük bir karar var senin.

Tyler will uns und die Bastards treffen.

Tyler, biz ve Bastards'la dostluk kurmak istiyor.

Wenn dein Bassist vom Clift Hotel runterspringt, trifft das zu.

Bas gitaristiniz Clift Otel'in çatısından atlasaydı, ben de öyle derdim.

Wir treffen heute Onkel Daryll.

Bugün Daryll Amca ile tanışacağız.

Larry Chrysler wird euch dort treffen!

Larry Chrysler ile orada görüşeceksiniz!

Triff mich im Belüftungsraum.

Benimle havalandırma odasında buluş.

Liz traf sie auf einem Wohltätigkeitsbasar.

Liz onu tanıyor. Kermeste tanışmışlardı.

Wir müssen Tanaz' Reiseaufzeichnungen mit dem Treffen vergleichen.

Tanaz'ın buluşma günü dahil seyahat kayıtlarına bakmalıyız.

Nein, er traf das Auto.

Hayır, o arabaya çarptı.

Iss auf und triff mich draußen.

Yemeğini bitir benimle dışarıda buluş.