German-Turkish translations for Unglück:

felaket · şanssızlık · kaza · mutsuzluk · talihsizlik · other translations

Unglück felaket

Ich sehe großes Unglück kommen.

Büyük bir felaket görüyorum.

Aber ein Unglück, Menschen in Gefahr, Menschen, die Hilfe brauchen

Ama bir felaket, tehlike içinde, yardıma muhtaç insanlar

Die Neue Welt ist ein Unglück.

Yeni Dünya", tam bir felaket!

Click to see more example sentences
Unglück şanssızlık

Soviel Lachen bringt Unglück.

Çok gülmek şanssızlık getirir.

Entweder das oder diese Anzug bringt tatsächlich Unglück.

Ya ondan, ya da bu takım elbise şanssızlık getiriyor.

Das bringt Unglück, verstehste!

Şanssızlık getirir. Anlıyor musun?

Click to see more example sentences
Unglück kaza

Wie ein bevorstehendes Unglück.

Olması beklenilen bir kaza gibi.

Jemand hatte ein kleines Unglück im Pool.

Biri havuzda küçük bir kaza geçirmis.

Unglück mutsuzluk

Das sorgt nicht immer für Unglück, nicht wahr?

Bu her zaman mutsuzluğa neden olmaz, öyle değil mi?

Unglück talihsizlik

Das ist ein fürchterliches Unglück, aber Schuld hat niemand daran.

Bu çok büyük bir talihsizlik, ama kimsenin bir suçu yok.