Uru

Sonst haben wir noch größere Ur-Instinkt-Probleme.

Aksi takdirde daha büyük sorunlarımız olacaktır.

Der Fluch begann mit deiner Ur-Ur-Ur-Großmutter Genevieve Katherine Duchannes.

Lanet senin büyük, büyük, büyük ninenle başladı. Genevieve Katherine Duchannes.

Deine Ur-Ur-Großmutter Hilda, hat durch diese Klinge, einen rotznäsigen Carcaju kastriert.

Büyük büyük büyükannen Hilda bu hançerle bir rotznasig carcaju doğramıştı.

Das Porträt meiner Ur-Urgroßmutter hing bis zur Revolution in der Universität.

Benim büyük büyük annemin portresi devrime kadar üniversitede asılıydı.

Also, sag deiner Ur-Ur-Ur-Enkeltochter, dass sie mich aufsuchen soll, weil, Adrian,

Bu yüzden büyük, büyük, büyük torununa söyle beni beklesin. Çünkü, Adrian..

Die, die Ra, Hathor, Setesh, Heru-ur, Sokar, Cronus und Apophis töteten.

Ra, Hathor, Setesh, Heru-ur, Sokar, Cronus ve Apophis'i öldürenler.

Es handelt sich um eine Ur-Kreatur.

Yeni bir yaratıkla karşı karşıyayız.

Nur Jen überlebte und wurde vom Weisesten der Uru aufgezogen.

Sadece Jen hayatta kaldı. Mysticlerin en bilgesi tarafından yetiştirildi.

Sag ihm, Heru-ur hat seinen Sohn als seinen eigenen genommen.

Ona, Heru-ur'un çocuğu kendi çocuğu olarak aldığını söyle.

Kel shak, Heru-ur.

Kel shak, Heru-ur.