German-Turkish translations for Verzeihung:

affedersiniz · özür dilerim · afedersiniz · pardon · üzgünüm · affedersin · afedersin · other translations

Verzeihung affedersiniz

Verzeihung. Habt ihr diese Katze gesehen?

Affedersiniz, bu kediyi gördünüz mü?

Verzeihung Kapitän Dotterbart.

Affedersiniz "Kaptan" Sarısakal.

Verzeihung, Mr. Miller.

Affedersiniz, Bay Miller.

Click to see more example sentences
Verzeihung özür dilerim

Verzeihung, aber könnten Sie mich untersuchen?

Özür dilerim ama beni muayene edebilir misiniz?

Ich meine, Verzeihung.

Yani özür dilerim.

Verzeihung, ich bin John Smith.

Özür dilerim. John Smith benim.

Click to see more example sentences
Verzeihung afedersiniz

Verzeihung, ich suche nach

Afedersiniz, benim aradığım bir

Verzeihung, will jemand etwas sagen?

Afedersiniz. Biri bir şey mi söyleyecek?

Verzeihung, Sir. Telefon für Sie.

Afedersiniz efendim, bu telefon size.

Click to see more example sentences
Verzeihung pardon

Verzeihung, haben Sie einen Fisch verloren?

Pardon, siz bir balık kaybettiniz mi?

Verzeihung. Sind Sie Julia?

Pardon Julia siz misiniz?

Verzeihung. Sind sie Gloria?

Pardon siz Gloria mısınız?

Click to see more example sentences
Verzeihung üzgünüm

Verzeihung, darüber weiß ich nichts.

Üzgünüm, o konuda bir şey bilmiyorum.

Verzeihung, Eure Lordschaft.

Üzgünüm, Lord hazretleri.

Verzeihung, hast du Washington gesagt?

Üzgünüm, Washington dedin? Evet.

Click to see more example sentences
Verzeihung affedersin

Verzeihung, aber warum?

Affedersin ama neden?

Verzeihung, wie unhöflich.

Affedersin. Kaba davrandım.

Verzeihung, ich bin Nathans Vater, Steve.

Affedersin, ben Nathan'ın babası Steve.

Click to see more example sentences
Verzeihung afedersin

Verzeihung, aber Sie klingen wie ein Prediger.

Afedersin ama sanki bir vaiz gibi konuşuyorsun.

Verzeihung, Wade, Lemon?

Afedersin, Wade, Lemon.

Verzeihung. Ich finde das ekelhaft.

Afedersin ama bence bu iğrenç.

Click to see more example sentences