German-Turkish translations for Zeiten:

zaman · süre · saat · çağ · other translations

Zeiten zaman

Ich weiß, Sie wollen sicher einige Fragen loswerden, aber geben Sie Balawi etwas Zeit.

Sormak istediğin bazı sorular var biliyorum ama Balawi'ye biraz zaman ver.

Dafür habe ich keine Zeit.

Bunun için zamanım yok.

Wir verschwenden Zeit.

Boşa zaman harcıyoruz.

Click to see more example sentences
Zeiten süre

Kurze Zeit danach habe ich ihn ermordet vorgefunden.

Kısa süre sonra onu öldürülmüş halde buldum.

Ich weiß, es ist eine lange Zeit, oder?

Uzun bir süre olduğunu biliyorum, öyle değil mi?

Sechs Monate sind keine lange Zeit.

Altı ay uzun bir süre değil.

Click to see more example sentences
Zeiten saat

Eine komische zeit für einen besuch.

Ziyaret için garip bir saat.

Zur gleichen Zeit morgen früh.

Yarın sabah aynı saatte.

Mittwoch, selbe Zeit?

Çarşamba, aynı saatte?

Click to see more example sentences
Zeiten çağ

General Miranda ist einer der größten Militärstrategen unserer Zeit.

General Miranda Çağımızın en büyük askeri adamlarından biri.

Aber war die Heian-Zeit denn nicht sehr friedlich?

Ama Heian dönemi çok huzurlu bir çağ değil miydi?

Wir sind aus der Zeit von Laclos!

Siz ve ben, Laclos çağına aidiz.