German-Turkish translations for allein:

yalnızca, yalnız · tek başına · bir · ama · sadece · ancak · yapayalnız · fakat · other translations

allein yalnızca, yalnız

Lasst mich bitte allein!

Lütfen beni yalnız bırakın!

Deshalb arbeite ich allein.

Bu yüzden yalnız çalışırım.

Ich will nie wieder allein sein.

Bir daha yalnız kalmak istemiyorum.

Click to see more example sentences
allein tek başına

Ich mache allein weiter.

Ben tek başıma devam edeceğim.

Niemand sollte allein leben.

Kimse tek başına yaşamamalı.

Ich bin Sherlock Holmes und ich arbeite immer allein.

Ben Sherlock Holmes'um hep tek başıma çalışırım.

Click to see more example sentences
allein bir

Ich möchte ein bisschen allein sein.

Bir süreliğine yalnız kalmak istiyorum.

David nannte ihn den "Schlüssel", aber er allein ist wertlos.

David buna "Anahtar" diyordu ama tek başına bir işe yaramaz.

Einmal hat er den Privatzug des Zaren entführt, allein.

Bir keresinde tek başına Çarın özel trenini bile kaçırdı.

Click to see more example sentences
allein ama

Aber ich lebe allein.

Ama ben yalnız yaşıyorum.

Aber er wollte allein sein.

Ama o yalnız kalmak istedi.

Aber ich fühle mich so allein.

Ama kendimi çok yalnız hissediyorum.

Click to see more example sentences
allein sadece

Ich erwarte allein beim Root-Bier fünffachen Umsatz.

Sadece kök birası satışının beşe katlayacağını bekliyorum.

Ich will einfach allein sein!

Sadece yalnız kalmak istiyorum!

Ok, Chad. Jetzt sind wir beide allein.

Tamam, Chad, şimdi sadece sen ve ben varız.

Click to see more example sentences
allein ancak

Aber diesen Weg muss ich allein beschreiten.

Ancak bu yolda yalnız yürümek zorundayım.

Sie ist genau jetzt allein, Winter, irgendwo.

Şu anda bir yerlerde yalnız, Winter.

Wie ich mich gerade fühle, wissen allein Gott und ich.

Şu anda nasıl hissettiğimi bir ben, bir de Tanrı biliyor.

Click to see more example sentences
allein yapayalnız

Ein Licht allein in der Dunkelheit.

Tek bir ışık karanlığın içinde yapayalnız.

Lãsst du mich ganz allein?

Beni yapayalnız bırakacaksın?

allein fakat

Aber bitte, liebste allerliebste Marianne lass mich nicht allein.

Fakat lütfen, canım sevgili Marianne beni yalnız bırakma.