German-Turkish translations for anderer:

başka · diğer · farklı · bir daha · diğer bir · öteki · değişik · other translations

anderer başka

Aber eine andere Erklärung würde natürlich sein, sie hatten tatsächlich elektrisches Licht.

Ama tabii ki başka bir açıklaması da, aslında elektrik ışıklarına sahip olduklarıdır.

Ich habe eine andere Seite.

Başka bir tarafım var.

Kann etwas anderes passiert sein?

Başka bir şey olmuş olamaz mı?

Click to see more example sentences
anderer diğer

Ich hasse alle anderen Zubereitungsarten.

Diğer bütün yumurtalardan nefret ediyorum.

Alle anderen Tests waren normal.

Diğer tüm testler normal.

Dann wären wir wenigstens bei den anderen.

O zaman, en azından diğerleriyle birlikte oluruz.

Click to see more example sentences
anderer farklı

Warum wollen Sie dann etwas anderes vorführen?

O zaman neden farklı bir şey peşindesiniz?

Ein Modellflugzeug ist etwas völlig anderes.

Model uçak tamamen farklı bir şeydir.

Andere Zeiten, anderer Bürgermeister.

Farklı zamanlar, farklı belediye başkanları.

Click to see more example sentences
anderer bir daha

Dann ist noch etwas anderes passiert.

Sonra, başka bir şey daha oldu.

Kein anderes Symbol ist derart unbestimmt.

O bir simge değil, çok daha kararsız.

Jemand anderes wird verletzt werden, Jane.

Başka biri daha yaralanacak Jane.

Click to see more example sentences
anderer diğer bir

Sie ist eine Andere.

O da bir Diğer Kişi.

Du bist ein gefährlicher Mann, für dich selbst und für andere.

Sen kendin için ve diğerleri için tehlikeli bir adamsın.

Mit anderen Worten, es ist ein Handelsgut, keine Währung?

Diğer bir deyişle, o bir mal, bir para birimi değil.

Click to see more example sentences
anderer öteki

Nein, ein anderer.

Hayır, bu öteki.

Scheiße, der andere Fahrstuhl.

Lanet olsun, öteki asansör!

Geh zurück und hilf den anderen.

Geri dön ve ötekilere yardım et.

Click to see more example sentences
anderer değişik

Ich brauche etwas frisches, etwas anderes.

Yeni bir şeyler lazım. Değişik bir şey.

Andere Strecken, andere Leute.

Değişik yollar, değişik insanlar

Das ist eine völlig andere Welt.

Bu tamamen değişik bir dünya.

Click to see more example sentences