anzutreffen

Schön, eine gute christliche Gemeinde anzutreffen.

İyi bir Hıristiyan cemaatiyle karşılaşmak çok güzel.

Überall habe ich sie angetroffen.

Her yerde karşıma çıkıyor.

Sicherlich haben Sie angetroffen Leichen.

Eminim ki cesetlerle karşılaşmışsındır.

Ich hätte erwartet, dich in etwas Eleganterem anzutreffen.

Seni daha şık bir elbiseyle bulmayı beklerdim.

Wenn er Sie hier antrifft

Eğer sizi burada görürse

Ich hoffte, meinen guten Freund Jal Tersa anzutreffen.

İyi arkadaşım Jal Tersa'yı burada bulabileceğimi, umuyordum.

Zwei der besten Spieler sind immer dort anzutreffen.

Orada en iyi iki oyuncuya rastalamak hep mümkün.

Ich war überrascht, Bittrichs Panzertruppen hier anzutreffen.

Bittrich'in panzer bölüklerini burada bulduğuma şaşırdım, Efendim.

Ist Glücksache, welchen du antriffst.

Hangisiyle karşılaşacağın şansa kalmış.