ausser

Ich hätte niemandem zugewinkt. Ausser vielleicht einem Pferd.

Kimseye el sallamıyordum, belki de bir atın salladım.

Turbolifte sind ausser Betrieb.

Turbo asansörler devre dışı.

Alles ausser zuhören.

Dinlemek dışında herşeyi.

Alle starrten mich an, ausser Nick.

Nick dışında herkes bana bakıyordu.

Ausser den Enzyklopädien, aber hierdrin heisst es das Walter Payton ein prima Tänzer war.

Ansiklopediler hariç ama Bu kitapta, Walter Payton'un harika bir dansçı olduğunu yazıyor.

Niemand sah ihn ausser Ihnen, Uhura.

Senin dışında kimse görmedi, Uhura.

Nur du und die Makrele und dazwischen nichts ausser Gott.

Sadece sen ve uskumru, aranızda tanrı dışında başka hiçkimse yok.

Ausser für Sex waren Tyler und Marla nie im selben Raum.

Sevişmeleri dışında, Tyler ve Marla hiç aynı odada kalmadılar.

Ausser David und Ed?

David ve Ed'in haricinde?

Es ist toll ausser, alle fünf Minuten ins Badezimmer zu watscheln.

Harika bunun dışında her beş dakikada bir tuvalete koşturuyorum.