German-Turkish translations for beenden:

son · bitmek, bitirmek · son vermek · tamamlamak · durdurmak · kapatmak · other translations

beenden son

Aber seit Precrime beendet wurde

Ama Önsuç sona erdiğinden beri

Der Bürgerkrieg ist beendet.

İç savaş sona ermişti.

Wenn wir Raphael schlagen können, können wir das beenden!

Eğer Raphael'i yenersek buna bir son verebiliriz.

Click to see more example sentences
beenden bitmek, bitirmek

Dann ist meine Aufgabe beendet.

O zaman benim işim bitti.

Prinz Oblonskij, unsere Familienbeziehung ist beendet.

Prens Oblonsky, ailelerimiz arasındaki her şey bitti.

Das ist der sicherste Ort für Sie, bis das beendet ist.

Bu bitene kadar senin için en güvenli yer orası.

Click to see more example sentences
beenden son vermek

Diese Pistole kann dein Leben beenden.

Bu silah hayatına son verebilir.

Du kannst es beenden.

Buna bir son verebilirsin.

Er hätte alles beenden können.

O her şeye bir son verebilirdi.

Click to see more example sentences
beenden tamamlamak

Temporaler Eingriff beendet.

Zamansal saldırı tamamlandı.

Sobald der Säuberungsprozess beendet ist, entsteht Hydras neue Weltordnung.

Arındırma süreci tamamlandığında HYDRA'nın yenidünya düzeni doğacak.

Alle Decks haben die Abschaltsequenz beendet.

Tüm güvertelerde kapatma sırlanması tamamlandı, Kaptan.

Click to see more example sentences
beenden durdurmak

Bundesermittler beenden alle Operationen und orderten alle Rylatech-Produkte von Regierungsseite sofort an, zu erneuern.

Federal araştırmacılar operasyonları durdurdu ve devlet alanındaki bütün Rylatech ürünleri hemen değiştirildi.

Harry hat das beendet.

Harry bu işi durdurdu.

Denn du beendest die Zeitverschiebung und rettest damit jeden.

Çünkü zaman değişimini durdurup her birimizi kurtaracaksın.

beenden kapatmak

Alle Decks haben die Abschaltsequenz beendet.

Tüm güvertelerde kapatma sırlanması tamamlandı, Kaptan.

O.I. herunterfahren beendet.

O.I., kapatma tamamlandı.