German-Turkish translations for befinden:

bulunmak, bulmak · yemek · durum · other translations

befinden bulunmak, bulmak

Henry Lloyd Moon, Sie wurden des Pferdediebstahls für schuldig befunden und werden gehängt.

Henry Lloyd Moon, at hırsızlığından suçlu bulunup idama mahkum edildin.

Wir befinden Thomas Larson, alias Shorty, der folgenden Straftaten für schuldig:

Thomas Larson, nam-ı diğer Bastıbacak Larson sayacağım suçlardan suçlu bulunmuştur.

Emil ist für prozessunfähig befunden worden.

Emil duruşmaya çıkmaya yetkin bulunmadı.

Click to see more example sentences
befinden yemek

Tuvok, in diesem Modul müsste sich eine kompatible Leitung befinden.

Tuvok, bu modülün bir yerlerinde uyumlu bir mikro-güç kanalı olmalı.

Weil sich irgendwo in L.A. eine Atombombe befindet, die heute explodieren soll.

Çünkü bugün Los Angeles'ın bir yerinde bir nükleer bomba patlayacak.

Der Planet befindet sich in einer stabilen Umlaufbahn.

Gezegen sabit bir yörüngeye yerleşmiş gibi görünüyor.

Click to see more example sentences
befinden durum

Vermutlich befinden Sie sich zwischen zwei Fugue-Zuständen.

Bak, şuan muhtemelen bir füg durumu içindesin.

Er befindet sich in unerforschtem Gebiet.

Şu anda hiç bulunmadığı bir durum içinde.

Das Befinden von Isabella de la Fontaine ist stabil.

Isabella de la Fontaine şu anda sabit bir durumda.