German-Turkish translations for bekommen:

olmak · almak · alacak · bulmak · yemek · el · elde etmek · alma · kabul etmek · other translations

bekommen olmak

Ihr Darm könnte ischämisch werden oder noch schlimmer, eine Invagination bekommen.

Bağırsakları iskemiye girebilir ya da daha kötüsü laksatif absorbe olabilir.

Ich bekam auch einen Trainer.

Benim de bir çalıştırıcım oldu.

Ihr bekommt neue Sozialversicherungs nummern und neue Identitäten.

Yeni sosyal güvenlik numaralarınız, yeni kimlikleriniz olacak.

Click to see more example sentences
bekommen almak

Wann bekomme ich dich wieder?

Seni ne zaman geri alacağım?

Wie viel bekomme ich?

Ben ne kadar alacağım?

Ich bekam auch einen Brief.

Ben de bir mektup aldım.

Click to see more example sentences
bekommen alacak

Meinen Anteil bekommt meine Kleine.

Benim payımı küçük kızım alacak.

Nächsten Sonntag ist Valentinstag und ein glücklicher Patient bekommt ein sehr spezielles Schokoherz

Önümüzdeki pazar Sevgililer Günü ve bir şanslı hasta çok özel bir kalp çikolata alacak:

Jeder bekommt sechs Millionen Euro.

Herkes altı milyon avro alacak.

Click to see more example sentences
bekommen bulmak

Woher sollen wir eine seltene spanische Antiquität bekommen?

Peki ender bir İspanyol mücevheri nereden bulacağız?

Okaywo können wir hier Linsen bekommen?

Tamam. Buralarda mercimek bulabilir miyiz acaba?

Nun, definitiv wirst du Salzsäure bekommen, Ethylenglykol, Biozide, Dieselkraftstoff.

Kesinlikle hidroklorik asit, etilen glikol biyosit ve mazot bulacaksın.

Click to see more example sentences
bekommen yemek

Ich bekomme zweimal monatlich Essensmarken.

Ayda iki kez yemek karnesi alırım.

Das ist Vins Kater Felix, der Gourmet-Katzenfutter bekommt, während Vin Sardinen isst.

Bu Vin'in kedisi Felix. Kendisi kaliteli kedi maması yerken Vin sardalya yer.

Du bekommst einen Garten-Burger.

Sen vejeteryan burger yersin.

Click to see more example sentences
bekommen el

Nein, denn, seht, ich habe drei Pömpel bekommen.

Hayır. Baksana elimde üç tane pompa var.

Eli, wenn sie einen weiteren Anfall bekommt, könnte Chloe verletzt werden.

Eli, bir kriz daha geçirirse bundan Chloe zarar görebilir.

Du bekommst jede Hauskatze von hier bis El Cajon.

Buradan El Cajon'a bütün ev kedileri kölen olacak.

Click to see more example sentences
bekommen elde etmek

Wie bekommt Dylan nochmal die Atomwaffen-Codes?

Dylan nükleer kodları nasıl elde etti demiştin?

Und Prosser bekommt Immunität.

Ve Prosser dokunulmazlık elde etti.

Er tut alles, um es zu bekommen.

Elde etmek için her şeyi yapar.

Click to see more example sentences
bekommen alma

Einen Monat später bekomme ich erstmals anonyme, verschlüsselte E-Mails.

Bir ay sonra, isimsiz bir kişiden şifreli e-postalar almaya başladım.

Bevor ihr euren Apfelmost bekommt

Elma biralarımızı almadan önce

Sean Cahill versucht, die Gillis-Akten zu bekommen.

Sean Cahill, Gillis dosyalarını almaya çalışıyor.

bekommen kabul etmek

Sie stimmten als Trick zu, um wertvolle Geiseln zu bekommen.

Kabul ettiler, hile olarak, rehine elde etmek için.