beschlagnahmten

Wir haben mehr illegale Drogen beschlagnahmt, mehr Drogenstraftäter verhaftet.

Daha çok yasadışı ilaçlara el konmuş ve uyuşturucu tacirleri tutuklanmıştır.

Vargo's Computer sind beschlagnahmt worden.

Vargo'nun bilgisayarlarına el konmuş.

Ich beschlagnahme Ihr Privatfahrzeug.

Kişisel aracınıza el koyuyorum.

Waffen werden beschlagnahmt.

Silahlara el konulacaktır.

Ich bin vom FBI, ich beschlagnahme diesen Bus.

Ben FBI ajanıyım, bu otobüse el koyuyorum.

Den hätte ich beschlagnahmt, aber lauwarme Cervisia, nein.

Öyle olsaydı el koymuştum, ama ılık bira, iyyk.

Ladies und Gentlemen, ich beschlagnahme das Fahrzeug.

Bayanlar ve baylar, bu araca el koymuş bulunuyorum.

Er sagte, Boss' Männer haben auch sein Grundstück aus Pseudogründen beschlagnahmt.

Boss'ın adamları uydurma bir görevlendirme ile onun mülküne de el koyduklarını söyledi.

Captain Mike Harmen bat die paraguayische Armee mein Flugzeug zu beschlagnahmen.

Yüzbaşı Mike Harmen, Paraguay ordusundan benim uçağıma el koymasını istedi.

Garret beschlagnahmte Calebs Computer.

Garret Caleb' in bilgisayarını aldı.