beschleunigt

Sie beschleunigt wieder.

Tekrar hızlanmaya başladı.

Beschleunige Impulsmaschinen jetzt.

İtiş motorları çalıştırılıyor.

Einreise fuer auslaendische Imame beschleunigt

Van Gogh, fetva duyurusundan sonra öldürüldü.

Der Energieverlust beschleunigt sich.

Güç kaybı hızlanmaya başladı.

Dieser ProtonenbeschIeuniger destabiIisiert das Atom und beschleunigt es

Bu proyon hızlandırıcı içindeki atomun dengesini bozar ve

Die Präsidentin will Baltars Verhandlung beschleunigen.

Başkan, Baltar'ın yargılanmasını hızlandırmak istiyor.

Das Nuklearzeitalter könnte den Mutationsprozess beschleunigt haben.

Nükleer çağın gelişi mutasyon sürecini hızlandırmış olabilir.

Und du, mit deinem unbekümmerten Ersuchen, beschleunigst nur seinen unvermeidbaren Triumph.

Sen ise bu gamsız talebinle kaçınılmaz zaferini hızlandırmaktasın sadece. Arzun bu mudur?

Er beschleunigt zunehmend.

Çok hızlı ivmeleniyor.

Beschleunigen wohin, Sir?

Nereye ileri, efendim?