German-Turkish translations for bieten:

teklif · teklif etmek · önermek · sunmak · vermek · sağlamak · almak · other translations

bieten teklif

Ich biete meine eigene Seele!

Kendi ruhumu teklif ediyorum!

Biete ihm Geld an.

Ona para teklif et.

Und genau das biete ich Ihnen, August.

Ve ben de sana bunu teklif ediyorum August:

Click to see more example sentences
bieten teklif etmek

Ich biete meine eigene Seele!

Kendi ruhumu teklif ediyorum!

Ich biete Euch Freundschaft an.

Sana arkadaşlık teklif ediyorum.

Dieses Jahr bieten wir ein Date mit Cate an.

Bu sene Cate'le bir buluşma teklif ediyoruz.

Click to see more example sentences
bieten önermek

Sie bieten Ihnen einen Ausweg.

Sana bir çıkış yolu öneriyorlar.

Er bietet Gold für Truppen.

Askerler için altın öneriyor.

Bot er Ihnen Geld um mich auszuspionieren?

Beni gözetlemen için para önerdi mi?

Click to see more example sentences
bieten sunmak

Egal was Mr. Brauers Strategie ist, das hier bietet eine neue Verteidigungsrichtung an.

Bay Brauer'in stratejisi ne olursa olsun, bu durum yeni bir savunma kanadı sunacaktır.

Wir bieten jetzt auch Maschinen, Waffen und Beratungsdienste.

Artık makine, silah ve ekspertizde daha da geniş hizmetler sunuyor.

Ich will nur Stabilität und der Sheriff bietet mir das an

Ben güvenilirlik istiyorum, Şerif ve Şövalyeleri de bunu sunuyor.

Click to see more example sentences
bieten vermek

Er wird allen Einwohnern Tijuanas eine hochwertige medizinische Versorgung bieten.

Bu araç, Tijuana'daki bütün vatandaşlarımıza kaliteli sağlık hizmeti verecek.

Ich wollte dir etwas wirklich Besonderes bieten.

Sana çok özel bir şey vermek istedim.

Was du und deine Hexen brauchen, ist der Schutz, den nur ich bieten kann.

Sen ve cadıların ihtiyacı olan şey bir koruma ve bunu sadece ben verebilirim.

Click to see more example sentences
bieten sağlamak

Also, Fermevra's dreiphasiges Design bietet eine ausgewogene hormonelle Wirkung.

Femevra açığa çıkan hormonu dengelemenizi sağlayan üç safhalı bir tasarım. Peki.

Die Hügelspitze bietet vorzügliche Aussicht auf das umliegende Land.

Tepe çevremizdeki kırlıklar için iyi bir görüş sağlıyor.

bieten almak

Sie boten mir die Rolle an und ich nehme sie.

Bana bölümü teklif ettiler ve ben de alıyorum.