braune

Zwei braune Arme, zwei braune Beine, ein kleiner Badeanzug dazwischen.

İki bronz kol, iki bronz bacak. Ve arada küçük bir parça mayo.

Braune Augen, blaue Augen, grüne Augen.

Kahverengi gözler mavi gözler, yeşil gözler.

Braune Haare, blaue Augen.

Kahverengi saçlı, mavi gözlü..

Weiße Beine, brauner Arsch, braune Flanken.

Beyaz bacaklar, kahverengi kıç, kahverengi yanlar.

Zielperson nähert sich, trägt braunen Kapuzenpulli.

Hedef yaklaşıyor, kahverengi bir kapüşon takmış.

Welcher braune Lieferwagen?

Hangi kahverengi minibüs?

Sie besitzen einen braunen Toyota-Corrola?

Kahverengi bir Toyota Corolla'nız var mı?

Dunkles, braunes Haar.

Koyu kahverengi saçlı.

Braunes Hähnchen, braune Kuh!

Kahverengi tavuk, kahverengi inek.

Eine braune Einsiedlerspinne.

Kahverengi keşiş örümceği.