German-Turkish translations for bringen:

getirmek · götürmek · koymak · getirme · ulaştırmak · other translations

bringen getirmek

Warum haben Sie mich dann hierher gebracht?

O zaman beni buraya neden getirdin?

Sie brachte Ihnen Wasser.

Çünkü sana su getirdi.

Jedes Jahr brachte er mich hierher.

Her yıl beni buraya getirirdi.

Click to see more example sentences
bringen götürmek

Dann bringen Sie mich zurück.

O zaman beni geri götürün.

Bringt ihn sofort nach oben!

Üst kata götürün onu!

Du musst mich nach Hause bringen.

Beni eve sen götürmek zorundasın.

Click to see more example sentences
bringen koymak

Bringen Sie Mr. Laszlos Gepäck an Bord.

Bay Laszlo'nun bavullarını bul ve uçağa koy.

Bringt mich in den Tiefkühler zurück.

Biri beni buzdolabına geri koysun.

Wer brachte die Tauben her?

Buraya kim güvercin koydu?

Click to see more example sentences
bringen getirme

Ich wollte dich hierher bringen.

Seni buraya getirmeyi ben istedim.

Wir versuchen beide, Gerechtigkeit in diese Welt zu bringen.

İkimiz de bu dünyaya adalet getirmeye çalışıyoruz.

bringen ulaştırmak

Aber Beth wollte ihn hierher bringen.

Ama Beth, onu buraya ulaştırmak istiyordu.