coole

Ich weiß, aber ich brauche coolere.

Biliyorum ama daha havalıları lazım.

Ich habe ein cooles Kopftuch gesehen.

Çok havalı bir bandana gördüm.

Wir haben eine coole Wohnung.

Güzel bir daire bulduk.

Soll ich ihm einen coolen Handschlag beibringen?

Ona nasıl havalı el sıkışıldığını öğretmeli miyim?

Ich sah gestern eine sehr coole Episode.

Dün çok güzel bir bölüm izledim.

Schnell, mach irgendwas Cooles.

Çabuk, havalı bir şey yap.

Coole Geschichte, Dad.

Güzel hikaye baba.

Eine coole Bauchtasche.

Bel çantan yıkılıyor.

Hey, MiIhouse, coole Jacke.

Hey, Milhouse, hoş ceket.

Aber wir werden coole Namen brauchen.

Ama havalı isimlere ihtiyacımız var.