German-Turkish translations for da:

هناك · orada, ora · burada · da · işte · için · şura, şurada · çünkü · o zaman · yüzünden · orası · other translations

We also found translations for word da in Turkish.

da هناك

Aber da ist immer ein anderer Zauber, ein Schlupfloch, ein Opfer, irgendwas.

Ama her zaman başka bir büyü, bir açık, bir kurban, bir şeyler vardır.

Da unten ist nichts.

Aşağıda bir şey yok.

Verlorenes Schaf, Verlorenes Schaf, seid ihr da?

Kayıp koyun, kayıp koyun orada mısın?

Click to see more example sentences
da orada, ora

Aber ich werde da sein.

Ama ben orada olacağım.

Wie viel ist da drin?

Ne kadar var orada?

Da ist ein Galgen.

Orada bir ilmik var.

Click to see more example sentences
da burada

Eine kleine Trophäe hier, ein Abenteuer da.

Küçük bir ganimet burada, küçük bir macera şurada.

Da ist ein noch ein Klappenton.

Burada fazladan bir atış var.

Da ist ein Problem.

Burada bir problem var.

Click to see more example sentences
da da

Aber ohne Ausweis oder Empfehlung, wie soll ich dich da reinlassen?

Ama kimlik ya da tavsiye mektubu olmadan seni nasıl sokabilirim?

Da Vincis verschwundene Werkstatt.

Da Vinci'nin kayıp atölyesi.

Obwohl du da auch reichlich Fettpolster hast.

Gerçi orada da bir sürü dolgu malzemesi var.

Click to see more example sentences
da işte

Da Tonwaren sind ihr Lebensunterhalt dann warum überschüssiges Zeitstudieren?

Çömlek işinden geçimimi sağlarken neden okumakla zaman kaybedeyim?

Da ist schon eine!

Bak! İşte bir tane

Ich habe Gavin da mit reingezogen und ich werde ihm helfen.

Gavin'i bu işe ben soktum ve ona yardım edeceğim.

Click to see more example sentences
da için

Wie kann ein Ententeich ein Ententeich sein, wenn da keine Enten sind?

Eğer içinde hiç ördek yoksa bir ördek havuzu nasıl ördek havuzu olabilir?

Sind da echte Kugeln drin?

İçinde gerçek mermiler mi var?

Da drin. Irgendetwas fehlt.

İçinde bir şeyler kaybolmuş.

Click to see more example sentences
da şura, şurada

Eine kleine Trophäe hier, ein Abenteuer da.

Küçük bir ganimet burada, küçük bir macera şurada.

Ich glaube, da ist eine Fuge.

Sanırım şurada bir dikiş izi var.

Diese blaue Jacke da?

Şuradaki mavi ceket mi?

Click to see more example sentences
da çünkü

Dann müsst ihr vorsichtig sein, denn sie ist noch irgendwo da draußen.

Dikkatli olmalısın o zaman çünkü belli ki hala dışarıda bir yerde.

Weil es da noch etwas gibt, dass ich dir nie gesagt habe.

Çünkü sana daha önce söylemediğim başka bir şey daha var.

Eine komplizierte Situation für Sie, da Iris ebenfalls Ihre Klientin war.

Sizin için karışık bir durum çünkü Iris de sizin müvekkilinzdi.

Click to see more example sentences
da o zaman

Dann müsst ihr vorsichtig sein, denn sie ist noch irgendwo da draußen.

Dikkatli olmalısın o zaman çünkü belli ki hala dışarıda bir yerde.

Da haben sie dich dann angegriffen.

İşte o zaman sana saldırdılar.

Dann sollen sie zum Friedensrichter gehen, da gibt's wenigstens keine Plastikblumen.

O zaman sulh hakimine gitsinler. Yani, en azından bu plastik çiçeklerden yoktur heralde.

Click to see more example sentences
da yüzünden

Genau deshalb muss ich da sein.

İşte bu yüzden burada olmam lazım.

Da sind hunderte Nachrichten.

Burada yüzlerce mesaj var.

Dad's Gesicht wurde da reingeklebt.

Babamın yüzünü sonradan eklemişler.

Click to see more example sentences
da orası

Ist dreckig da.

Orası çok pis.

Jetzt geh schlafen. Da ist dein Zimmer.

Git uyu şimdi, Orası senin odan.

Da wird es kompliziert.

İşte orası biraz karışık.

Click to see more example sentences