German-Turkish translations for damit:

bununla · için · ki · -sun diye · ile · bununla birlikte · other translations

damit bununla

Diese Geschichte, Sohn, wurde ersonnen, damit Tolui sein Gesicht bewahrte.

İşte bu, evlat, Tuluy'un onurunu kurtarma çabasının hikayesidir.

Oh, damit hab ich auch gerechnet.

Oh, ben de bunu planlıyordum.

Damit untersteht der CCB meinen Befehlen.

Bu durumda S.İ.B. benim kontrolümdedir.

Click to see more example sentences
damit için

Wir müssen einen Shunt anlegen, damit mehr sauerstoffreiches Blut zur Lunge gelangt.

Ciğere daha çok oksijenli kan sağlamak için bir bölme yaratmalıyız.

Damit poliere ich meine Flammenedelsteine.

Onu taşları cilalamak için kullanıyorum.

Du hast mich herbestellt, damit ich dich töte?

Beni buraya seni öldürmem için mi çağırdın?

Click to see more example sentences
damit ki

Damit wir vorausplanen können.

Ki ilerisi için plan yapabilelim.

Sagen wir, Strahm tötete Seth Baxter, damit Sie als Jigsaws Komplize dastehen.

Diyelim ki Strahm, Seth Baxter'ı seni Jigsaw'ın suç ortağı göstermek amacıyla öldürdü.

Warum habe ich je damit aufgehört?

Neden bunu yapmayı bıraktım ki?

Click to see more example sentences
damit -sun diye

Damit ich Euch eines Tages alles kundtun könnte.

Bir gün sana her şeyi anlatabileyim diye.

Aber Margaret hat meinen Versicherungsstatus geändert, damit Abels Aufenthalt gedeckt ist.

Ama Margaret, Abel'ın masrafları karşılansın diye sigorta durumumu güncellemiş.

Sagen wir, Strahm tötete Seth Baxter, damit Sie als Jigsaws Komplize dastehen.

Diyelim ki Strahm, Seth Baxter'ı seni Jigsaw'ın suç ortağı göstermek amacıyla öldürdü.

Click to see more example sentences
damit ile

Ich meine damit BankExchange.

Bu BankExchange'i kurmak demek.

Nein, ich habe dich hergebracht, damit du Robert Stensland triffst, den neuen Firmenchef.

Hayır, seni buraya Robert Stensland ile tanışman için getirdim, yeni CEO.

Deshalb bin ich da, damit Sie Bobby Jones und Walter Hagen schlagen.

İşte bu yüzden buradayım, böylece Bobby Jones ve Walter Hagen'i yenebilirsin.

Click to see more example sentences
damit bununla birlikte

Und damit, Duke Crocker, bist du frei und sauber.

Bununla birlikte Duke Crocker, temiz ve özgürsün.