German-Turkish translations for dauernd:

her zaman · sürekli · hep · devamlı · sürekli olarak · other translations

dauernd her zaman

Deine Mutter ist dauernd müde.

Annen de her zaman yorgun.

Warum dauert das immer so lange? So lange?

Neden her zaman bu kadar uzun sürüyor?

Es dauert etwas, aber dann wird alles gut.

Biraz zaman ver her şey iyi olacak.

Click to see more example sentences
dauernd sürekli

Ich muss dauernd kotzen.

Ben sürekli kusmak zorunda.

Warum habe ich dann dauernd Kopfschmerzen?

Ama öyleyse neden benim başım sürekli ağrıyor?

Ein Japaner ruft dauernd an, hinterlässt Nachrichten.

Bir japon sürekli arıyor, mesajlar bırakıyor.

Click to see more example sentences
dauernd hep

Ich kauf eine neue Fernbedienung, sonst müssen wir dauernd aufstehen.

Yeni bir kumanda almaya. Yoksa hep kalkmak zorundayız.

Wir kommen dauernd hierher.

Biz hep buraya geliriz.

Nichts dauert ewig, das habe ich immer gehört.

Hiçbir şey sonsuza dek sürmez. Hep bunu duydum

Click to see more example sentences
dauernd devamlı

Suchen Sie weiter, könnte eine Weile dauern.

Aramaya devam et. Biraz uzun sürebilir.

Die Wadi-Party dauerte die ganze Nacht.

Şu Wadi partisi bütün gece devam etti.

Die Völkerwanderung dauert an.

İnsan göçü devam ediyor.

dauernd sürekli olarak

Ja und du bist auch dauernd betrunken.

Evet, hem sen de sürekli sarhoş oluyorsun.