German-Turkish translations for denn:

-den · çünkü · için · o zaman · öyleyse · yüzünden · o halde · zira · den · other translations

denn -den

Wie ein Vögelchen essen" ist ein ziemlich unzutreffender Ausdruck, denn Vögel fressen wirklich eine Menge.

Bir kuş gibi yemek deyimini gerçekten biraz yanlış buluyorum çünkü kuşlar gerçekten çok fazla yerler.

Denn offensichtlich sind Sie ein Niemand.

Çünkü görünüşe göre, sen hiç kimsesin.

Stimmt, denn Ehebruch ist übel.

Doğru. Çünkü zina kötüdür.

Click to see more example sentences
denn çünkü

Wie ein Vögelchen essen" ist ein ziemlich unzutreffender Ausdruck, denn Vögel fressen wirklich eine Menge.

Bir kuş gibi yemek deyimini gerçekten biraz yanlış buluyorum çünkü kuşlar gerçekten çok fazla yerler.

Denn Pädophile lieben Kinder.

Çünkü pedofiller çocukları sever.

Denn ich bin kein seIIout.

Çünkü ben sahtekar değilim!

Click to see more example sentences
denn için

Denn wenn Sie für uns arbeiten, wird Ihr einziger Klient, dieser Ort sein,

Çünkü bizim için çalıştığın zaman, tek müşterin bu yer olacak.

Denn Arbeit ist unsere Ehre

Çalışmak bizim için onurdur.

Denn von jetzt an, Schweinehure, bist du für mich gestorben.

Çünkü, folloş orospu, bundan sonra benim için ölüsün.

Click to see more example sentences
denn o zaman

Dann wird hieraus ein Einkaufszentrum, denn niemand gewinnt Enteignungs-Fälle.

O zaman burasi avm olacak çünkü kimse istimlak davalarini kazanamaz.

Wann vermissen Sie sie denn?

Onları ne zaman özlüyorsun?

Wie geht's Michael denn?

Michael nasıl o zaman?

Click to see more example sentences
denn öyleyse

Wer ist sie denn?

Öyle mi? O kim?

Denn es passiert nie wieder, oder?

Çünkü bir daha olmayacak, öyle değil mi?

Denn so ein Mann bin ich auch.

Zaten ben de öyle bir adamım ya.

Click to see more example sentences
denn yüzünden

Denn wir haben nichts in die Welt gebracht, darum werden wir auch nichts hinausbringen.

Çünkü biz dünyaya hiç bir şey getirmedik, bu yüzden hiç bir şey de götürmeyeceğiz.

Denn ich bin keiner dieser "Mähen und Verschwinden

Çünkü ben o biçip de eline yüzüne bulaştıranlardan değilim.

Denn entweder ist es das oder ich bin furchtbar.

Çünkü ya bu yüzden veya ben çok kötü olduğum için.

Click to see more example sentences
denn o halde

Warum ist er denn hier?

O halde neden burada?

Also, wie läuft denn alles so?

O halde her şey nasıl gidiyor?

Was machen wir denn dann?

O halde şimdi ne yapacağız?

Click to see more example sentences
denn zira

Denn ich habe eine Fernbedienung.

Zira elimde bir uzaktan kumanda var.

Denn sie sind deine ersten und letzten.

Zira onlar senin ilk ve son deneyimin.

Denn weißt du, was hier hinkommt?

Zira burada ne olacak biliyor musun?

denn den

Denn nach "Salome" drehen wir noch einen Film und noch einen.

Salome"den sonra başka bir film, ve başka bir film yapacağız.