German-Turkish translations for direkt:

doğrudan doğruya, doğru · hemen · canlı · şimdi · dolaysız · kesin · other translations

direkt doğrudan doğruya, doğru

Gehst du direkt nach Hause?

Doğruca eve mi gidiyorsun?

Jack, der Befehl kommt direkt vom Präsidenten!

Jack, doğruca Başkan'dan gelen bir emir!

Der Kerl hat uns direkt angerufen.

Bu ise doğrudan bizi aradı.

Click to see more example sentences
direkt hemen

Es ist eine kleine Ventilationsöffnung direkt unter der Hauptöffnung.

O küçük bir ısı boşaltma portu, ana portun hemen altında.

Nein, ich werde direkt zurückkommen.

Hayır, hemen geri döneceğim.

Ich bin direkt nebenan.

Hemen yan odada olacağım.

Click to see more example sentences
direkt canlı

Direkt, live und furchtlos, ihr Fruhaufsteher.

Doğrudan ve canlı olarak, erkenciler!

Wir machen eine Live-Übertragung direkt von hier.

Bir canlı yayın yapacağız tam buradan.

Direkt vor Ihren Augen, eine Freakgeburt live.

Gözlerinizin önünde, canlı kanlı ucube doğumu!

direkt şimdi

Jetzt will sie direkt hineinspringen.

Şimdi o içine atlamak istiyor.

Jetzt gehst du dort hoch und direkt ins Bett, OK?

Tamam, şimdi yukarı çık ve doğruca yatağına, tamam mı?

Wir gehen direkt zu Mrs. Pennyfeather.

Şimdi doğruca Bayan Pennyfeather'a gidiyoruz.

direkt dolaysız

Oder man wählt die etwas direktere Vorgehensweise.

Ya da dolaysız bir yaklaşım sergileyebilirsiniz.

Direkte Frage, direkte Antwort:

Dolaysız soru, dolaysız cevap:

Die direkte und die indirekte.

Dolaylı ve dolaysız olarak.

direkt kesin

Mr. Bishops Geschäftsführer hat die Schecks fälschlicherweise direkt an Ms. Sharma ausgestellt.

Bay Bishop'un yöneticisi çekleri yanlışlıkla direk olarak Bayan Sharma adına kesmiş.