German-Turkish translations for doppelt:

ikişer · duble · iki katlı · çift · çifte · iki kere · other translations

doppelt ikişer

Zwei doppelte Tranqaccinos, kommen sofort.

İki adet sakinleştiriccino geliyor.

Ich sah ein Herz, dass stärker als Löwen-Schildkröte und doppelt so groß ist.

Bir aslan-kaplumbağası kadar güçlü bir kalp, ve onunkinin iki katı kadar da büyük.

Aber die Systeme sind doppelt so kompliziert.

Ama sistemler iki kat daha karmaşık.

Click to see more example sentences
doppelt duble

Noch einen doppelten Wodka.

Duble votka daha getir.

Nach einem Power-Nap und einem doppelten Espresso hab ich drei Stunden bei CyberShare gebloggt.

Güzelce uyuyup bir duble espresso içtikten sonra üç saat Cybershare'in forumunda takıldım.

Doppelten Scotch, bitte, Kumpel.

Duble İskoç lütfen, dostum.

Click to see more example sentences
doppelt iki katlı

Zwei Köpfe, doppelte Punktzahl.

İki kafa, iki kat itibar.

Vielleicht ist es wichtig genug für jemand anderen, mir das Doppelte zu bezahlen.

Belki de başka birinin bana iki katını ödeyecek kadar önemli bir şeydir.

Mein eingetragenes Dimondilium ist doppelt so hart!

Benim patentli Elmasyonum iki kat daha sert!

Click to see more example sentences
doppelt çift

Strategische Bereiche doppelt bewacht.

Stratejik bölgelerde çift nöbetçi var.

Doppelte Psychose vielleicht?

Belki çift kişiliklidir?

Einen doppelten Cheeseburger mit Speck, eine Cola und 'n paar Fritten, bitte.

Pastırma ile bir çift cheeseburger, bir kola ve bir çift kızartması, lütfen.

Click to see more example sentences
doppelt çifte

Halbmattes Weiß. Fettgedruckt. Doppelt eingeprägt.

Sütbeyaz kağıda, kalın puntolu, çifte kabartılmış.

Doppelte Gefahr, Mr. Bond.

Çifte bela, Bay Bond.

Hier geboren, dort aufgewachsen, also doppelte Staatsbürgerschaft.

Orada doğmuş, orada büyümüş, çifte vatandaşlığı var.

Click to see more example sentences
doppelt iki kere

Nun, ich gewinne doppelt.

Peki, ben iki kere kazandım.

Das Haus und der Poker Room wurden doppelt belastet.

Ev ve poker odasını iki kere ipotek ettirdim.

Und ich glaube, das trifft doppelt auf Sie zu.

Ve bence bu senin için iki kere geçerli.

Click to see more example sentences