German-Turkish translations for dreist:

küstah · cesur · atılgan · terbiyesiz · other translations

dreist küstah

Ich werde jetzt etwas sehr Dreistes sagen.

Şimdi çok küstahça bir şey söyleyeceğim.

Wer wäre so dreist, meine Autorität anzuzweifeln?

Kim olabilir benim hakimiyetimi sorgulayacak küstah?

Was für ein dreistes Verbrechen.

Ne kadar küstahça bir suç.

Click to see more example sentences
dreist cesur

Du bist wirklich dreist.

Sen gerçekten çok cesursun.

Sie werden jeden Tag dreister und entschlossener.

Her geçen gün daha cesur ve kararlı davranıyorlar.

dreist atılgan

Jung, heiß, dreist.

Genç, sıcak, atılgan.

dreist terbiyesiz

Grausame, unförmige Waldbewohner, überhebliche Kreaturen, dreist und boshaft.

Korkunç, eciş-bücüş orman sakinleri, ahlaksız ve terbiyesiz yaratıklar.