drin

Sandys gesamte Habseligkeiten sind da drin.

Sandy'nin tüm özel eşyaları orada.

Das Ding, das ist nichts drin, ok?

Bu şey burada hiçbir şey yok, anladın mı?

Da war eine patagonische felis drin.

Burada bir Patagonya felis'i vardı.

Da sind Frauen und Kinder drin, Mann!

İçeride kadın ve çocuklar var, koçum.

Da sind Wechselklamotten drin.

İçeride temiz giysiler var.

Was macht er hier drin?

Onun burada ne işi var?

Oder ist mein alter Freund immer noch irgendwo da drin?

Yoksa eski dostum hala içinde bir yerde mi?

Sie ist schon so lange da drin.

Orada o kadar çok kaldı ki.

Er hat gesagt, es sei was für mich drin!

İçinde benim için bir şeyler olduğunu söyledi.

Mit echten Kugeln drin.

İçinde gerçek mermiler var.