dunkle

Ich habe auch eine dunkle Seite.

Karanlık bir tarafım da var.

Ich Ich habe eine sehr dunkle Schattenseite.

Benim çok karanlık bir tarafım var.

Deutschland ist ein dunkler Ort für mich.

Almanya karanlık bir yerdi benim için.

Sie haben eine sehr dunkle Seite

Çok karanlık bir yanın var.

Dieselben dunklen Augen, dieselben Wangenknochen, Nase, Mund.

Aynı siyah gözler, aynı elmacık kemiği, burun, ağız.

Heute Nacht wird Liliths dunkelster Traum Wirklichkeit.

Bu gece, Lilith'in en karanlık düşleri gerçek olacak.

Schlank, zierlich, dunkle Haut, dunkles Haar.

İnce, minyon. Koyu ten, koyu saçlar.

Diese dunkle Macht ist wie eine Krankheit.

Bu karanlık güç bir hastalık gibidir.

Wir grüßen dich, haIbaufgebIasener dunkler Herrscher.

Seni selamlıyoruz, yarım şişmiş Karanlıklar Lordu!

Dunkles Haar, blaue Augen.

Siyah saçlar, mavi gözler