German-Turkish translations for echt:

gerçek · tam · hakiki · other translations

echt gerçek

Gesprochen, wie ein echter Wissenschaftler.

Gerçek bir bilim adamı gibi konuştun.

Danke, bist ein echter Kumpel.

Sağol, sen gerçek bir dostsun.

Deine Familie ist echt interessant.

Ailen gerçekten de çok ilginç.

Click to see more example sentences
echt tam

Sie sind ein echter Baseballfan, oder?

Tam bir beyzbol fanatiğisin değil mi?

Ein echter Stadtmensch.

Tam bir şehirliyim.

Pyradonis ist eine echte Schlange.

Çünkü şu Müteahhitis tam bir yılan.

Click to see more example sentences
echt hakiki

Ich habe Ihnen ein echtes Bigfoot-Baby gebracht.

Size hakiki bir bebek örneği getirdim.

Ein echter, wahrer Mystiker von höchster Güte.

En yüksek kademeden, gerçek, hakiki bir mistik.

Die wahre, nicht-erfundene, echte, fakten-basierte Geschichte.

Gerçek, uydurulmamış, hakiki, gerçeklere dayanan hikâye.

Click to see more example sentences