German-Turkish translations for einmal:

bir kez · bir kere · bir zamanlar · günün birinde, bir gün · bir zaman · eskiden · other translations

einmal bir kez

Ich möchte Sie noch einmal fragen

Bir kez daha sormak istiyorum:

Ich wurde schon einmal gedemütigt.

Kendimi bir kez küçük düşürdüm zaten.

Sie haben Garrett Jacob Hobbs einmal getötet.

Garret Jacob Hobbs'u bir kez öldürdün.

Click to see more example sentences
einmal bir kere

Ich sah ihn einmal eine Maschine landen. Ich sah ihn tanzen.

Onu bir kere bir uçağı indirirken, bir de dans ederken gördüm.

Ich habe einmal einen gesehen.

Bir kere birini görmüştüm.

Du hast mich schon einmal angelogen.

Bana zaten bir kere yalan söyledin.

Click to see more example sentences
einmal bir zamanlar

Aber Sie waren einmal ein kleines Mädchen.

Ama bir zamanlar küçük bir kızdın.

Es waren einmal drei sehr unterschiedliche Mädchen

Bir zamanlar, çok farklı üç küçük kız vardı.

Da ist einmal eine Frau gewesen und die Frau

Bir zamanlar bir kadın varmış ve bu kadın

Click to see more example sentences
einmal günün birinde, bir gün

Einmal werde ich Schulmädchen für dich.

Bir gün de liseli yapacağım sana

Lou war nur einmal in dieser Woche auf der Arbeit. Und er musste früh nach Hause gehen.

Lou bu hafta işe sadece bir kere geldi, ve o gün de eve erken gitmesi gerekti.

Er wird einmal Wächter des Nordens

Bir gün Kuzey'in Koruyucusu o olacak ve

Click to see more example sentences
einmal bir zaman

Einmal ein Dieb, Immer ein Dieb.

Bir kez hırsız, her zaman hırsız.

Einmal ein Betrüger, immer ein Betrüger.

Yani, bir düzenbaz her zaman düzenbazdır.

Einmal süchtig, immer süchtig.

Bir bağımlı her zaman bağımlıdır.

Click to see more example sentences
einmal eskiden

Ich kannte einmal einen Esel.

Ben eskiden bir eşek tanırdım.

Und Rom ist wie eine alte Hure, einmal mehr wartend auf ihre Schändung wartend.

Artık Roma eski bir fahişe gibi, birkez daha ırzına geçilmesini bekliyor.

Dieser Typ Walter, der einst hier gearbeitet hat, brachte einmal einen Bagel mit.

Adı Walter olan bir adam eskiden burada çalışırdı. Bir keresinde yanında simit getirdi.

Click to see more example sentences