German-Turkish translations for einst:

günün birinde · bir zaman · eskiden · bir zamanlar · ileride · other translations

einst günün birinde

Ich hab ein Geburtstagsgeschenk für dich.

Senin için bir doğum günü hediyem var.

Ich hoffe, du hattest ein schönes Thanksgiving?

Umarım harika bir şükran günü geçirmişsinizdir.

Ein neuer Tag.

Yeni bir gün.

Click to see more example sentences
einst bir zaman

Diese unglücklichen Seelen immer ein junges Paar "werden dann lebendig begraben.

Bu talihsiz insanlar, her zaman genç bir çift oluyor ve diri diri gömülüyorlar.

Aber da ist immer ein anderer Zauber, ein Schlupfloch, ein Opfer, irgendwas.

Ama her zaman başka bir büyü, bir açık, bir kurban, bir şeyler vardır.

Ein anderes Mal Tante.

Başka bir zaman, teyze.

Click to see more example sentences
einst eskiden

Ich sollte ihr jede Woche ein paar Flaschen Wodka beschaffen.

Eskiden ona her hafta birkaç şişe votka götürürdüm.

Von der Decke wird ein riesiger Kristalllüster hängen!

Tavanda da büyük, eski bir kristal avize olacak.

Die schlaffe Rostschüssel ist wie ein Müllkahn konstruiert.

O eski eğilmiş paslı kova, bir çöp şilebi gibi tasarlanmış.

Click to see more example sentences
einst bir zamanlar

Aber Sie waren einmal ein kleines Mädchen.

Ama bir zamanlar küçük bir kızdın.

Ich habe einst etwas für dich empfunden, weißt du?

Bir zamanlar senin sana aşıktım biliyor musun?

Schließlich warst du mal ein Schnüffler.

Ne de olsa, bir zamanlar polistin.

Click to see more example sentences
einst ileride

Hier gibt's eine große Kirmes, ein paar Kilometer weiter.

Buradan iki kilometre ileride büyük bir panayır var.

Noch ein paar Schritte, bitte.

Birkaç adım ileri lütfen.

Er fährt vorwärts so schnell wie rückwärts, hat ein Variomatic-Getriebe.

İleri gittiği kadar hızlı geri gidiyor ve otovaryasyonlu bir vitesi var.

Click to see more example sentences