German-Turkish translations for eng:

dar · sıkı · yakın · yakından · other translations

eng dar

Und nun die delikate Darla, ein Tupfer aprikosenfarbener Seide mit eng anliegendem Oberteil und raffiniert drapiertem Décolleté.

Ve şimdi de, nefis Darla'mız kayısı rengi, ipek bir girdabın içinde üzerindeki dar korse, dekolte ile zekice örtülmüş.

Ein bisschen eng, oder?

Biraz dar, değil mi?

Warum ist seine Hose so lang und eng?

Neden pantolonu bu kadar uzun ve dar?

Click to see more example sentences
eng sıkı

Unsere Waffen sind sehr eng gefasste Partikelstrahlen.

Silahlarımız, çok sıkıca odaklanmış proton temelli silahlardır.

Du stehst auf eng, oder?

Sıkı seviyorsun değil mi?

Andre, die Handschelle ist zu eng.

Andre bu kelepçeler çok sıkı.

Click to see more example sentences
eng yakın

Weil Herr Cassell und ich sehr eng befreundet sind.

Çünkü Bay Cassell ve ben çok yakın dostuz.

Shingo und ich waren eng befreundet, wie Brüder.

Shingo ve ben yakın arkadaştık, kardeş gibiydik.

Pipipete und ich waren eng befreundet.

Pee-Stain ve ben çok yakın arkadaştık.

Click to see more example sentences
eng yakından

Vielleicht nicht so eng.

Belki o kadar yakından değil.

Du hast eng mit Thom zusammengearbeitet, nicht wahr?

Thom ile çok yakından çalışmıştın, değil mi?