enthielt

Manche dieser Dateien könnten heikle Informationen enthalten.

O dosyalardan bazıları hassas bilgiler içeriyor.

Diese Akten enthalten heikle Informationen.

O dosyalar çok hassas bilgiler içeriyor.

Diese Höhlen könnten ein fehlendes Stück unserer Geschichte enthalten.

Bence bu mağaralar tarihimizin önemli, kayıp bir parçasını içeriyor olabilir.

Ein Gerät enthielt eine instabile radioaktive Naqahdah-Variante.

Naqahdah'nın kararsız bir çeşidini bulunduran bir cihaz vardı.

Sie enthalten ein komplexes bioelektrisches Muster.

Karmaşık bir biyoelektriksel kalıp sergiliyorlar.

Habe ich. Lydias Rede enthält Informationen, keine Beweise.

Lydia'nın konuşması bazı bilgiler içeriyor, kanıt değil.

Paraffin-Kerzen können Karzinogene enthalten.

Parafin mumlar kanserojen olabiliyor.

Dieses Buch könnte universelles Wissen enthalten.

Anlamıyorsun, bu kitap evrenin bilgisini içeriyor olabilir.

Sie enthält ein bisschen Bargeld.

Burada biraz nakit de var.

Dieser Müsliriegel enthält Erdnüsse!

Bu müsli barında fıstık varmış!