entschlüsselt

Ich hab endlich Wurmlöcher entschlüsselt.

Sonunda solucan deliklerini çözdüm.

Wer soll sie sonst entschlüsseln?

Başka kim şifreyi kıracak?

Ich muss diesen Brief entschlüsseln.

Bu mektubun şifresini çözmeliyim.

Wir haben John Allens Daten entschlüsselt.

John Allen'in dosyasını deşifre ettik.

Die Beziehung zwischen verschlüsseltem und entschlüsselten Funkspruch interessiert mich.

Beni ilgilendiren şifreli ve şifresi çözülmüş mesajlar arasındaki ilişki.

Aber nun, ohne Chip, konnte dieser Kerl für mich den Index entschlüsseln.

Ama şimdi çipin çıkarılmasıyla bu adam benim için indeksi deşifre etmeyi başardı.

Er entschlüsselt fast jedes Autoschloss und er gehört zur Standardausrüstung aller McQuaid Außeneinsätze.

Neredeyse bütün araba kilitlerinin şifresini çözer ve standart McQuaid saha operasyonu kitidir.

Das sind entschlüsselte Enigma-Funksprüche, direkt aus dem Nazi-Oberkommando.

Bunlar doğrudan Nazi Yüksek Komutası'ndan gelen çözülmüş gerçek Enigma mesajları.

Können Sie das entschlüsseln, Sie Narzisst?

Bunu çözebilir misin, seni kırılgan narsist?

Du brauchst mich, um die Festplatte zu entschlüsseln.

Diski deşifre etmek için bana ihtiyacın var.