füttere

Ich füttere dich.

Ben seni doyururum.

Jetzt füttere sie!

Şimdi, doyur onları.

Komm her, ich füttere dich.

Buraya gel, seni besleyeyim.

Ich füttere Hanna.

Hanna'yı ben beslerim.

Ich füttere ihn jeden Tag mit Krähenblut.

Onu her gün kargaların kanıyla besledim.

Ich füttere und versorge Dich, und nenn Dich Mr. Biggles!

Seni besleyeceğim, sana iyi bakacağım, ve sana Bay Biggles diyeceğim!

Na gut, dann füttere ihn ruhig weiter. Okay?

O zaman onu beslemeye devam et, tamam mı?

Ich füttere den Fleischklops.

Et kütlesini ben beslerim.

Ich füttere ihm nur ein paar extra Säcke Möhren.

Ona sadece birkaç tane fazladan havuç verdim.

Ich füttere es oft.

Onu sık sık beslerim.