fiel

Aber ich brauche auch einen Gefallen.

Ama benim de bir iyiliğe ihtiyacım var.

Sie haben uns eigentlich einen großen Gefallen getan.

Aslında bize çok büyük bir iyilik yaptın.

Aber ich brauche einen Gefallen.

Ama bir iyiliğe ihtiyacım var.

Alle Hauptsysteme versagen. Energieniveaus fallen rapide.

Tüm anasistemler çöktü, güç seviyeleri hızla düşüyor.

Ich brauche auch einen Gefallen.

Benim de bir iyiliğe ihtiyacım var.

Ein paar Minuten später fielen Schüsse.

Bir kaç dakika sonra, silah sesi duymuş.

Ich brauche einen Gefallen.

Bir iyiliğe ihtiyacım var.

Wir brauchen einen Gefallen.

Bir iyiliğe ihtiyacımız var.

Ich brauche einen Gefallen, ich geniere mich.

Bana bir iyilik yapsana. Ben utanıyorum.

Einen großen Gefallen.

Büyük bir iyilik?