finanziert

Denn wir sind komplett selbst finanziert.

Çünkü biz tamamen kendi kendimizi finanse ediyoruz.

Meine Expedition, ich finanziere sie.

Benim yolculuğum. Finanse eden benim.

Oder ich könnte Kuhn finanzieren.

Belki de Kuhn'u finanse edebilirim.

Ich finanziere Mr Kays Verteidigung.

Bay Kay'in savunmasının ücretini ödüyorum.

Wenn die also diese Operation finanzieren, wer gab den Befehl, wer hat sie autorisiert?

Eğer bu operasyonu onlar finanse ediyorsa kim izin verdi? Emri kim verdi?

Den kleinen Contra-Krieg würden sie nie finanzieren.

Küçük Kontra savaşını asla finanse etmeyeceklerdi.

Aber diese Ideenschmiede wurde von Killian mit Militärgeldern finanziert.

Evet ama Killian o kuruluşu askeri sözleşmelerle oluşturmuş.

Er finanziert auch Broadway-Shows.

Broadway şovlarını finanse ediyor.

Er hat den Angriff auf Langley befohlen und finanziert.

Langley'e yapılan saldırı emrini o verdi ve saldırıyı finanse etti.

Die finanzieren diese Operation.

Bu operasyonu onlar finanse ettiler.