German-Turkish translations for freundlich:

nazik · iyi · arkadaşça · dostça · güzel · hoş · dostane · samimi · tatlı · güler yüzlü · içten · other translations

freundlich nazik

Vielen Dank. Sie sind sehr freundlich.

Teşekkür ederim, çok nazik davrandınız.

Ich bin ein freundlicher Zauberer.

Ben nazik, eski bir büyücüyüm.

Sie sind ein freundlicher und großzügiger Mensch.

Çok nazik ve iyi kalpli bir insansınız.

Click to see more example sentences
freundlich iyi

Ich kenne gute, freundliche Menschen.

Nazik ve iyi insanlar tanıyorum.

Sie sind ein freundlicher und großzügiger Mensch.

Çok nazik ve iyi kalpli bir insansınız.

Das wäre sehr freundlich, danke.

Çok iyi olurdu. Teşekkürler.

Click to see more example sentences
freundlich arkadaşça

Nein, Mrs. Purcell wollte als freundliche, einladende Person angesehen werden.

Hayır, Bayan Purcell misafirperver ve arkadaşça gözükmek istiyormuş.

Es ist freundlich und würdevoll.

Ne? Arkadaşça ve ağırbaşlı.

Ein kleiner freundlicher Rat.

Sana arkadaşça bir tavsiye.

Click to see more example sentences
freundlich dostça

Diese Leute sind freundlich.

Bu insanlar çok dostça davranıyor.

Alle sind sehr freundlich.

Herkes çok dostça davranıyor.

Nur ein freundliches Gespräch, George.

Sadece dostça bir sohbet, George.

Click to see more example sentences
freundlich güzel

Immer ein freundliches Wort.

Hep güzel bir söz bulurdu.

Sie war eine coole Tussie, echt freundlich und süß.

Güzel bir fıstıktı, gerçekten dost canlısı ve tatlı biriydi.

Das wäre sehr freundlich.

Evet, çok güzel olurdu.

Click to see more example sentences
freundlich hoş

Das ist ein sehr freundliches Angebot, Sandy, aber ich gehe bereits wohin.

Bu çok hoş bir teklif Sandy ama ben zaten bir yere gidiyorum.

So freundlich und süß.

Çok hoş ve tatlı biri.

Sie sind zu freundlich, Miss Walker.

Bu çok hoş olur Bayan Walker.

Click to see more example sentences
freundlich dostane

Ein freundliches Gesicht, eine Fassade.

Dostane bir yüz, bir dış görünüş.

Ein freundliches Ohr.

Dostane bir kulak.

Alle sind freundlich und herzlich.

Herkes dostane ve sıcaktır.

Click to see more example sentences
freundlich samimi

Meine Güte. Ich hatte hier eine freundlichere Begrüßung erwartet.

Tanrım, burada çok daha samimi karşılanacağımızı ümit etmiştim.

Die Brasilianer sind die herzlichsten und freundlichsten Leute, die es gibt.

Brezilyalılar tanışabileceğiniz en sıcak. en samimi ve en serinkanlı insanlar.

freundlich tatlı

Sie war eine coole Tussie, echt freundlich und süß.

Güzel bir fıstıktı, gerçekten dost canlısı ve tatlı biriydi.

So freundlich und süß.

Çok hoş ve tatlı biri.

freundlich güler yüzlü

Ein Pfadfinder ist vertrauenswürdig, loyal, hilfsbereit, freundlich, höflich, gütig, gehorsam, gutgelaunt, sparsam, mutig, sauber, und ehrfürchtig!

Bir izci; güvenilir, sadık, yardımsever, dost canlısı, saygılı, kibar, itaatkar, güler yüzlü, tutumlu, cesur, temiz ve inançlıdır!

freundlich içten

Mit freundlichem Gruß, Schwester Nadine Gautier.

En içten dileklerimle, Rahibe Nadine Gautier.