German-Turkish translations for frisch:

taze · yeni · temiz · serin · zinde · other translations

frisch taze

Eine schöne, große Portion frisch ausgebackener Kabeljau, in Zeitungspapier gewickelt.

Güzel büyük bir porsiyon taze kızarmış morina balığı, gazeteni almışsın

Hier ist frisch gepresste Limonade für euch.

Sizin için taze sıkılmış limonata hazırladım, kızlar.

Bist du ganz frisch?

Sen de çok taze misin?

Click to see more example sentences
frisch yeni

Ihr wollt sauber und frisch sein für Euren neuen Ehemann, oder nicht?

Yeni kocanız için temiz ve zinde olmak istersiniz, değil mi?

Ich will für meine Mutter frisch Blumen pflücken.

Annem için gidip yeni çiçekler toplamak istiyorum.

Es riecht wie frisch gemähter Rasen.

Yeni biçilmiş çimen gibi kokuyor.

Click to see more example sentences
frisch temiz

Wir wollen saubere Handtücher und frisch duftende Toiletten.

Çok sayıda temiz havlu ve temiz kokan tuvaletler istiyoruz.

Ihr wollt sauber und frisch sein für Euren neuen Ehemann, oder nicht?

Yeni kocanız için temiz ve zinde olmak istersiniz, değil mi?

Sehr sauber und frisch.

Çok temiz ve yeni.

Click to see more example sentences
frisch serin

Das hält dich frisch und kühl.

Seni tutacaktır serin ve taze

frisch zinde

Ihr wollt sauber und frisch sein für Euren neuen Ehemann, oder nicht?

Yeni kocanız için temiz ve zinde olmak istersiniz, değil mi?