geklautes

Geklaute Zigaretten, Los Mag-Tattoos.

Çalıntı sigara, Los Mag dövmesi.

Das war mein geklautes Gerät.

Bekle! O, benim çalınan makinemdi.

Ja. Mit meinem geklauten Speiseöl.

Evet, benim çalıntı yağımla.

Nicht im geklauten Wagen!

Çalıntı bir araçla değil.

Denkst du, ein geklautes Kleid und eine stibitzte Maske genügen, damit ich dich nicht erkenne?

Çalıntı bir elbise ve aşırdığın o maske ile seni tanıyamayacağımı sandın?

Ihre geklaute Kamera?

Kamerasını çalarak mı?