German-Turkish translations for genau:

tam tamına, tam · tam olarak · aynen · DOĞRU · kesinlikle · dikkatli · kesin · other translations

genau tam tamına, tam

Ich denke, ich könnte genau jetzt ein volles Ausbildungshandbuch gebrauchen.

Sanırım şu anda tam anlamıyla bir eğitim kılavuzu kullanabilirim.

Wovon genau wird Danny ausgeschlossen?

Danny tam olarak neyden mahrum bırakılıyor?

Sie schickten ein ULF-Signal, was bedeutet, der Transmitter muss genau hier sein.

Düşük frekanslı bir sinyal gönderdiler. Bu da demektir ki, verici tam burada olmalı.

Click to see more example sentences
genau tam olarak

Ich möchte genau feststellen, wohin dieser Kree-Typ geht.

Bu Kree'nin tam olarak nereye gittiğini saptamak istiyorum.

Eugene ist ein Wissenschaftler und er weiß genau, was dieses Durcheinander verursacht hat.

Eugene bir bilim adamı ve bu keşmekeşe tam olarak neyin sebep olduğunu biliyor.

Was für eine Art Test ist das genau?

Tam olarak ne tür bir test bu?

Click to see more example sentences
genau aynen

Genau wie Stonehenge.

Aynen'S tonehenge' gibi.

Genau wie Gerald Ford.

Aynen Gerald Ford gibi.

Und genau das habe ich getan.

Ben de aynen öyle yaptım.

Click to see more example sentences
genau DOĞRU

Stimmt. Genau wie ich.

Doğru, aynı benim gibi.

Genauer gesagte, Sie haben.

Daha doğrusu, senin var.

Genau. Er ist Raumgestalter.

Bu doğru, o bir dekoratör.

Click to see more example sentences
genau kesinlikle

Tatsächlich hätte ich genau dasselbe gemacht.

Aslında ben de kesinlikle aynı şeyi yapardım.

Genau, er ist ein Politiker.

Kesinlikle, o, bir politikacı.

Es ist genau so eine Sache.

Kesinlikle bu öyle bir şey.

Click to see more example sentences
genau dikkatli

Genau. Fahr vorsichtig.

Dikkatli sür arabayı.

Wie genau wurdest du abgelenkt?

Tam olarak nasıl dikkatin dağılmıştı?

Ablenkung ist genau was ich brauche.

Dikkatimi dağıtmak tam da ihtiyacım olan şey.

Click to see more example sentences
genau kesin

Niemand weiß etwas genaues.

Kimse kesin bir şey bilmiyor.

Trisha Sewards Kehle wurde genau wie Kwons durchgeschnitten, sie war Prostituierte

Trisha Seward'ın boğazı da aynı Kwon gibi kesilmişti. O da bir fahişeydi

Tuvok. Computer, isoliere den genauen Zeitindex dieses Bildes.

Bilgisayar, bu görüntünün kesin zaman indeksini ayır.

Click to see more example sentences