geopfert

Sie hat alles für Sie geopfert.

Senin için her şeyi feda etti.

Ich habe bereits neun Monate für den dummen Fehler geopfert.

Bu aptal hata için zaten dokuz ayımı feda ettim.

Du hast deine Seele für sein Leben geopfert.

Onun hayatı için kendi ruhunu feda ettin.

Mrs. D. opferte Toby für Charles.

Bayan D. Charles için Toby'i feda etti.

Viele Leben wurden geopfert, Tom Mason.

Birçok hayat kurban olacak, Tom Mason.

Dein schmähender Zirkel erwartet, dass du dich selbst für das letzte Ernte-Mädchen opferst.

Senin o hayırsız cadı meclisin en son hasat kızı için kendini feda etmeni istiyor.

Er opferte sich für unsere Sache.

Davamız için kendini feda etti.

Sie haben mich schon geopfert, Herr Anwalt.

Beni çoktan kurban ettin avukat bey.

Oder er wurde geopfert.

Ya da kurban edildi.

Er opferte Arthurs Mutter.

Arthur'un annesini feda etti.