gesundes

Ein gesunder Mund bedeutet ein gesundes Leben.

Sağlıklı bir ağız sağlıklı bir hayat demektir.

Natürlich, kraftvoll, offen, sorglos hemmungslos, gesund.

Doğal, gürbüz, açık, kaygısız cana yakın, sağlıklı.

Eine rechtschaffene Stadt ist eine gesunde Stadt.

Namuslu bir kasaba sağlıklı bir kasabadır.

Wir haben eine gesunde Leber für Sie.

Sizin için sağlıklı bir karaciğerimiz var.

Jemand sucht gesunde Versuchspersonen.

Birileri sağlıklı denekler arıyor.

Meistens ist sie eine gesunde Sache.

Çoğu zaman, çok sağlıklı bir şeydir.

Sie beide haben eine gesunde Gesichtsröte.

İkinizin de sağlıklı bir şekilde yüzü kızarıyor.

Wir schulden ihm ein gesundes Kind.

Ona sağlıklı bir çocuk borçluyuz Scarlett.

Bananen sind Bestandteil eines gesunden Frühstücks.

Muz sağlıklı bir kahvaltının parçasıdır.

Drucklose Socken gesunde, drucklose.

Sıkmayan çoraplar, sağlıklı, sıkmıyor.