grässlich

Hartys Kochkunst ist etwas weniger grässlich, wenn Fleisch drin ist.

Harty'nin yemekleri et kattığında daha az berbat oluyor.

Grässliche alternde, fette, gierige Frauen.

Korkunç, silik, şişman, açgözlü kadınlar.

Geliebte Nelken, grässlicher Geruch.

Güzel karanfil. Berbat koku.

Du hast eine Todeserfahrung überstanden während einer grässlichen Folterung.

Sen bir işkencenin ortasından, ölüme yakın bir deneyimden sağ çıktın.

Jessica, ich habe grässliche Neuigkeiten.

Jessica sana kötü bir haberim var.

Mit knotigen Knien, einer grässlichen Tatze und vorn' im Gesicht einer giftigen Warze?

Kıvrık parmakları ve heybetli dizleri. Burnunun ucunda da zehirli bir siğili!

Ein verbittertes, grässliches Weib, das eine Weinflasche in einem Zug ausleert.

Hınçlı, pis bir karı olmuşum koca bir şişe şarabı bir dikişte deviriyorum.

Sogar Augen und Gehirn verschwanden mit einem grässlichen Schlappern.

Gözleri ve beyni bile korkunç bir "Şlop" sesi çıkararak aktı.

Das war wirklich grässlich, Doug sogar für dich.

Bu gerçekten iğrenç Doug. Senin için bile hem de.

Du großes, grässliches Warzengesicht.

Seni koca, çirkin, siğil suratlı.