German-Turkish translations for gut:

iyi · olur · güzel · peki · gelen · hayırlı · mükemmel · mal · çiftlik · kuyu · other translations

We also found translations for word gut in Turkish.

gut iyi

Sie sind eine gute Krankenschwester, aber ein schlechter Lügner.

Çok iyi bir hemşiresin, ama çok kötü bir yalancısın.

Gute Nacht, Manuels Vater.

İyi geceler Manuel'in babası.

Ich wünschte, ich hätte bessere Nachrichten.

Kaptan, keşke daha iyi haberlerim olsaydı.

Click to see more example sentences
gut olur

Ich möchte ein guter Mensch sein.

İyi bir insan olmak istiyorum.

Sei einfach vorsichtig, denn er ist ein guter Kerl.

Sadece dikkatli ol, çünkü o iyi bir çocuk.

Ich weiß, du bist ein guter Mann.

İyi bir adam olduğunu biliyorum ben.

Click to see more example sentences
gut güzel

Ich habe einige gute Nachrichten für dich, kleiner Bruder.

Senin için güzel haberlerim var, küçük kardeşim.

Genau, gute Idee.

Pekala, güzel fikir.

Das ist sehr patriotisch, aber ich hab eine bessere Idee.

Bu güzel, vatansever bir davranış, ama daha iyi bir fikrim var.

Click to see more example sentences
gut peki

Ich habe gute Neuigkeiten für dich.

Peki, sana iyi haberlerim var..

Und es ist auch für viele andere Menschen gut.

Ve bu pek çok başka insan için de iyi.

Gut, dann entschuldigen Sie die Störung.

Peki, rahatsız ettiğim için özür dilerim.

Click to see more example sentences
gut gelen

Aber dann hatte ich eine bessere Idee.

Ama sonra aklıma daha güzel bir fikir geldi.

Ich war eine allein erziehende Mutter und habe mehr als mein Bestes getan!

Ben yalnız başına bir anneydim ve elimden gelenin en iyisini yaptım.

Sugar Ray Robinson ist der beste Boxer aller Zeiten.

Şeker Ray Robinson gelmiş geçmiş en iyi boksör.

Click to see more example sentences
gut hayırlı

Nein, aber ich hab eine gute Idee!

Hayır Ama iyi bir fikrim var.

Nein, gibt es eine bessere Erklärung.

Hayır, daha iyi bir açıklama var.

Ich bin ein guter Reporter, Lew.

Ben iyi bir gazeteciyim, Lew. Hayır.

Click to see more example sentences
gut mükemmel

Kein perfektes Verbrechen, aber ein gutes.

Mükemmel değil, ama güzel bir suç.

Eine gute Idee, Counsellor.

Mükemmel bir fikir Danışman.

Er ist ein guter Babysitter.

O mükemmel bir bakıcı.

Click to see more example sentences
gut mal

Wirklich guter Stoff.

Gerçekten iyi mal.

Sehr guter Stoff!

Çok sağlam mal.

Betrug, Irreführung, Handel mit gestohlenen Gütern, Gewalttätigkeiten.

Dolandırıcılık, çalıntı mal bulundurma, asayişi bozma.

Click to see more example sentences
gut çiftlik

Von der Farm ist nichts mehr übrig, und das ist gut so.

Çiftlikten geriye hiçbir şey kalmadı, ki bu güzel bir şey.

Wir verkaufen den besten Farmer-Lachs des Bezirks.

Ülkenin en iyi çiftlik somonunu satıyoruz, hepsi bu.

Bis dahin hatte ich eine gute Schafzucht betrieben.

O zamana kadar güzel bir koyun çiftliği işletiyordum.

Click to see more example sentences
gut kuyu

Sogut cesme koyu, das heißt "Gut und Weide" in Türkisch!

Söğüt Çeşme köyü, "kuyu ve söğüt" ün Türkçe'deki karşılığı!

In Latein. Fon in Latein bedeutet "gut".

Fon kelimesi de Latince "kuyu" demek.