German-Turkish translations for hübsch:

güzel · hoş · yakışıklı · sevimli · şirin · tatlı · havalı · other translations

hübsch güzel

Ein hübsches Mädchen, oder?

Güzel bir kız, değil mi?

Schau, wie hübsch sie ist.

Ne kadar güzel baksana.

Ich bin eine hübsche, hübsche Prinzessin!

Prensesim ben! Güzel mi güzel bir prensesim!

Click to see more example sentences
hübsch hoş

Vielleicht ein hübscher Wandteppich oder ein Gemälde.

Belki hoş bir duvar halısı veya boyamak olabilir.

Sie haben eine hübsche Nichte.

Çok hoş bir yeğeniniz var. Yeter!

Es ist sehr hübsch, aber nein danke.

Bu çok hoş, fakat, hayır teşekkür ederim.

Click to see more example sentences
hübsch yakışıklı

Keine Sorge, Hübscher.

Merak etme yakışıklı.

Ihr Sohn ist ein hübscher Bräutigam!

Oğlunuz çok yakışıklı bir damat olmuş.

Aber er er ist so hübsch und gut.

Ama o çok yakışıklı ve iyi biri.

Click to see more example sentences
hübsch sevimli

Sie hatte einen sehr hübschen Sohn.

Çok sevimli bir oğlu varmış.

Sie kennen dieses hübsche Mädchen?

Bu sevimli kızı tanıyor musun?

Eine hübsche Melodie.

Sevimli bir melodi.

Click to see more example sentences
hübsch şirin

Ich wollte immer hübsch sein.

Ben hep şirin olmak istedim.

Da ist deine kleine hübsche Freundin Caroline.

Orada da küçük şirin kız arkadaşın Caroline var.

Und du hast einen sehr hübschen Hals.

Ve senin güzel şirin bir boynun var.

Click to see more example sentences
hübsch tatlı

Sie ist hübsch, SpongeBob.

Çok tatlı Sünger Bob.

Ja, sie ist richtig nett und hübsch und ihr Fahrradsitz riecht nach Erdbeere.

Evet, çok güzel ve çok tatlı. Bisiklet oturağı da çilek gibi kokuyor.

Sie ist hübsch und unglaublich klug, witzig und stark.

O, çok tatlı, ve zeki, ve komik, ve de güçlü.

Click to see more example sentences
hübsch havalı

Nur verwegene junge Soldaten und hübsche junge Damen.

Sadece havalı genç askerler ve güzel genç kızlar.