hab

Ich hab Dufort's Stimme abgetastet, aber ich brauche noch ein paar Geräusche.

Dufot'un konuşmasını örnekliyorum, ama hâlâ bir kaç sese daha ihtiyacım var.

Ich hab noch ein kleines Geschenk für dich.

Senin için küçük bir hediyem daha var.

Ich hab dich überall gesucht.

Ben de her yerde seni arıyordum.

Nein, ich hab jetzt eine neue Freundin.

Hayır, yeni bir kız arkadaşım var.

Nein, aber ich hab eine gute Idee!

Hayır Ama iyi bir fikrim var.

Ich hab doch nichts falsch gemacht, oder?

Yanlış bir şey yapmadım değil mi?

Kommen Sie rein, ich hab eine kleine Überraschung für Sie.

Hadi içeri girelim, size küçük bir sürprizimiz var.

Nein, ich hab sie noch nie gesehen.

Hayır, Onu daha önce Hiç görmedim.

Ich hab doch nichts gemacht, oder?

Ben bir şey yapmadım değil mi?

Ich hab einen großen Fehler gemacht.

Ben çok büyük bir hata yaptım.