German-Turkish translations for halten:

durmak, durdurmak · tutmak · dayanmak · kalmak · bakmak · other translations

halten durmak, durdurmak

Warum halten wir an einem Gerstenfeld?

Neden bir arpa tarlasında durduk?

Warten Sie, stopp! Halt, halt.

Bekle, dur, bekle, bekle.

Major Marco, halten Sie sich fern vom Abgeordneten Shaw.

Binbaşı Marco, Kongre Üyesi Shaw'dan uzak duracaksınız.

Click to see more example sentences
halten tutmak

Halten Sie ihn fest, bis ich komme.

Ben gelene kadar onu orada tutun.

Fest halten, Spatz.

Sıkı tutun bebeğim!

Clark Kent will dich davon fern halten.

Clark Kent seni bundan uzak tutmak istiyor.

Click to see more example sentences
halten dayanmak

Halte noch ein bisschen durch.

Sadece biraz daha dayan.

Deflektoren halten, aber geschwächt.

Saptırıcılar dayanıyor ama zayıflıyorlar.

Komm schon, Chloe, halt durch.

Hadi Chloe, dayan biraz.

Click to see more example sentences
halten kalmak

Energiefluss gleichmäßig halten. Unnötige Aufwendung unterbinden.

Aynı kuvvette kalın, gereksiz enerji kullanımını kesin.

Ok, alle Einheiten bereit halten.

Tamam, tüm birimler beklemede kalın.

Nein, halten Sie MacDonald fest.

Hayır, MacDonald kalsın. Tut onu.

Click to see more example sentences
halten bakmak

Charlie, halt deine Ellbogen unten.

Bak, Charlie. Dirsklerini aşağıda tut.

Stopp, stopp, halt mal.

Hop, orada dur bakalım.

Mund halten und Karten angucken.

Kapa çeneni ve kağıtlarına bak.

Click to see more example sentences